Biyomimikri kelimesini
daha önce hiç duymuş muydunuz? Biyomimikri, kökeni Yunanca’ya dayanan bir
kelimedir ve doğayı taklit etmek anlamına gelir. İnsanlar olarak geçmişten
günümüze kadar birçok alanda doğayı taklit ettik. Doğanın sahip olduklarını
anlamaya ve kendimiz için kullanmaya çalıştık. Bu konuda çalışmalar yapılmaya
da devam ediyor. Örneğin; küçük olmasına rağmen birçok şeyin yerine kullanılan
cırt cırt bantları, dikenli pıtrak bitkisinden esinlenerek üretilmiştir. Bunun
dışında termitlerin (beyaz karınca) inşa ettiği yuvalar da günümüz mimarisi
için ilham kaynaklarından biridir. Termit yuvaları örnek alınarak inşa edilen
binalardaki ısıtma ve soğutma sistemleri, diğer binalara oranla enerjiyi %90
daha verimli kullanmaktadır. Bu duruma bir örnek daha ekleyecek olursak Japonların
geliştirdiği, dünyanın en hızlı giden yolcu treninin çok rahatsız eden gürültü
problemine yalıçapkını kuşunun gagası sayesinde çözüm bulmalarını
söyleyebiliriz. Trenin burun kısmına bu kuşun gagasının şekli verilince trenin
hem daha sessiz hem de daha verimli bir şekilde %10 daha hızlı yol gitmesi
sağlanmış. Buna benzer daha birçok örnek sıralamamız mümkündür.
Şüphesiz ki doğa eşsiz yeteneklere sahip birbirinden farklı canlılara ev sahipliği yapıyor. Bizi ileriye taşıyacak olan şey ise doğa ile anlamsız bir savaşa girmek değil, geçmişte atalarımızın da yaptığı gibi onu anlamaya çalışmak ve uyum sağlamaktır. Son birkaç yıldır bariz bir şekilde hissettiğimiz küresel ısınma, artan doğal afetler, salgınlar gibi felaketler tüm insanlığı olumsuz yönde etkilemekte. Yıllarca görmezden gelinen birçok sorunun çözümü için çalışmalar yürütülmeye çalışılmakta. Bireysel olarak bizim yapabileceğimiz şeyler kısıtlı olabilir ama unutmayın ki bugüne kadar herkes üzerine düşeni yapmış olsaydı belki de dünya bu noktaya gelmemiş olabilirdi. 2020 yılında Euronews’in yayınladığı bir habere göre; 1990 yılından bu yana 178 milyon hektarlık ormanlık alan yok olmuş. Bu ormanların yok olmasındaki en büyük etkenlerden birisi de maalesef bizim dikkatsizliğimiz oldu. Çöplerin doğaya atılması, bilinçsiz ve düzensiz yakılan ateşler, bilinçsizce yapılan yerleşim yerleri, doğal alanların bozulması ve daha niceleri dünyayı bir felakete sürükledi. Doğa ile savaşmak yerine sorunlarımızın çözümünü doğada aramalıyız. Bu nedenle Biyomimikri bilimi önemli bir değere sahiptir. Bilim insanlarının, mimarinin, mühendisliğin ve daha birçok farklı alanın ilgisini çeken bu bilim dalı üzerinde yapılan çalışmalar devam etmekte. Yürütülen çalışmalar son yıllarda daha çok artmış ve daha önemli hale gelmiştir.
-Sükut-u Hayal

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder