Kendimizle Olan Savaşlara...

   Bazen tutulması en zor sözler kendimize verdiğimiz sözlerdir. En zor kararlar kendi içimizde aldıklarımız, en kırıcı sözler kendimize fısıldadıklarımızdır... Bazen bütün enleri sadece kendimiz oluştururuz. İçimizdeki umudu da, dünyayla olan kavgamızı da, inançlarımızı da, pişmanlıklarımızı da oluşturan bizleriz. Bazılarımız kendi hikayesinin başrolü olduğunu unutup başkalarının hikayesinde yan rol olma peşinde. Sahi siz neyin peşindesiniz? 

   Eminim ki herkes, hayatımızda bir kez dahi olsa, "Ben ne yapıyorum, neden bunu yapıyorum?" diye sormuştur kendine. Peki bir cevap bulabildiniz mi? Benim en çok kendime sorduğum sorular cevapsız kalır. Ağzım iyi laf yapar, öyle derler yani. Ama ben en çok kendime söyleyecek bir sözüm olmaz. Görüyorsunuz ya, ben gerçekten de kendi enlerimi kendim oluştururum çoğu zaman. Farkında değilsiniz belki ama siz de benden farksız değilsiniz. Ne yapıyorsanız siz yapıyorsunuz kendinize, bir başkası değil. Karanlıkta mısınız, birinin ışığı yakmasını beklemeyin. Birini beklemektense anahtarı aramayı deneyin, o ışığı siz de yakabilirsiniz. Düştünüz, yara aldınız ve kalkamıyor musunuz? Kalkmayın o zaman. Hemen kalkmak zorunda olduğunuzu size kim söyledi ki? Oturun ve yaraya alışmak, biraz soluklanıp güç toplamak için kendinize zaman tanıyın. İlk düşüşünüz değil, son da olmayacak. Sürekli birinin size el uzatmasını bekleyemezsiniz. Çünkü o el her zaman uzatılmayacak.  Yanınızdaki hiç kimse sonsuza dek yanınızda kalmayacak. Aileniz bile... Acı ama gerçek. Gün gelecek aileniz bile sizden gitmek zorunda kalacak. İsteseler de, istemeseler de. Çünkü ölüm diye bir gerçek var hayatta. Kendinize inanmayı, kendinize güvenmeyi ve kendinize yetmeyi öğrenmek zorundasınız. Elbette kolay olmayacak. Zaten kimse kolay olacağını söylemedi. Sadece bunu yapmanız gerekli. Aslında bu gereklilik bile değil, bir zorunluluk; hayatınıza devam edebilmek için. Tabii ki bu anlattıklarım bir yalnızlık güzellemesi değil. Bazıları için öyle algılanacak olsa da, değil. Ben yalnızlık güzeldir, yalnızlar güçlüdür vs. demiyorum. Kaldı ki bunları söyleyenlere inanmıyorum da zaten. Yalnızlık güzel ya da güç demek değildir. İnsanız, ne kadar inkar edersek edelim sevgiye, paylaşmaya, anlamaya ve anlaşılmaya ihtiyaç duyuyoruz. Hayat zaten paylaşabiliyorken güzel. Yine de zaman zaman yalnız kalmaya da ihtiyacımız var. Kendimizle baş başa kalmaya, kendimizi dinlemeye, kendimizi sevmeye ihtiyacımız var. Kendimizi görmezden gelir, sesine kulak vermezsek  gün gelir kayboluruz. Bunlar motivasyon konuşmaları veya nasihat niteliğinde sözler değil. İtiraf etmeliyim ki bu aslında kendime bir hatırlatma. Ben en büyük derdi kendiyle olan, kendiyle amansız savaşlar vermiş biriyim. Muhtemelen bu savaşlar ölene kadar da devam edecek. Savaşınız kendinizle olduğunda ortada bir taraf olmuyor. Kazanan veya kaybeden de. Savaşın sonunda ya yara alıyorsunuz ya da yaralarınızla başa çıkmayı öğreniyorsunuz. Bu yazı da yaralarımla başa çıkmayı öğrendiğim savaşların bir sonucu.

   Lafın özü; sizin, sizden başka kimsesi yok. Sizi asla bırakıp gidemeyecek olan tek kişi kendinizsiniz. Hepimizin farklı farklı savaşları var. Kendinize bu kadar yüklenmekten vazgeçin, nefes almanıza izin verin. Bazen yola devam edebilmek için molalar vermemiz gerekir. Molalar vermemiz gerekir ki yolun sonunu görebilelim...


-Sükut-u Hayal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

An

Her şey bi' anlık; Hayatın elinizdekileri çekip alması da, Sizden sevdiklerinizi çalması da, Size yeni kapılar açması da, Kapıları yüzün...